Oylat Kaplıcası

Oylat Kaplıcası: Bursa’nın İnegöl ilçesinde yer alan Oylat Kaplıcası, Marmara Bölgesi’nin en önemli kaplıcaları arasında sayılır. İlçe merkezine 27 kilometre uzaklıkta, Tahtaköprü bucağına bağlı Saadet köyü sınırları içindedir. Uludağ’ın güneydoğu uzantısında, denizden 750 metre yükseklikte, çam, kayın, gürgen, meşe ve kestane ağaçlarının oluşturduğu olağanüstü güzellikteki doğal bir ortamdadır.

Kaplıcanın tarihçesi konusunda varılmış ortak bir görüş olmamasına rağmen, Saadet köyünde bulunan bazı eserler, kaplıcanın 2000 yıldır, yani Romalılardan beri kullanıldığı kanısını uyandırmaktadır. Günümüzde Kadınlar Hamamı olarak kullanılan Eski Hamam’ın duvar ve havuz mimarisi, Roma dönemi mimarisiyle benzer özellikler gösterir. İnşaat sırasında yörede bulunan Roma paraları ile kaplıcanın batısında yer alan sarnıçlar bu kanıyı güçlendirmektedir. Kaplıcanın, Osmanlı döneminde de yöre halkı tarafından kullanıldığı ve bu ününü günümüze kadar devam ettirdiği bilinmektedir.

Oylat Kaplıcalarının hüzünlü, ama sonu mutlu biten bir de efsanesi vardır:

“Bizans İmparatorluğu zamanında bölgenin hâkimi olan Tekfur’un çok sevdiği kızı amansız bir hastalığa yakalanıp yatağa düşer. Dönemin tüm hekimleri toplanır ama hiçbiri kızın derdine çare bulamaz. Ne yapacaklarını bilemeyen hekimler kızcağızı göz önünden uzaklaştırmak ve başarısızlıklarını örtmek için bu kaplıcaya getirirler. ‘Öl yat’ deyip, Jcızı bırakıp giderler. Ne var ki, kız buranın sularıyla yıkanarak iyileşir. O gün bu gündür kaplıcanın şifa dağıttığına inanılır ve adı da dilden dile değişerek ‘Oylat’ haline gelir.”

Oylat Kaplıcası’nm oluşumuna, Uludağ granit platosunun etrafında bulunan metamorfik kalkerler ve bunları kesen genç yaştaki riyalit ‘volkanik lav’ daykları neden olmuştur. Tetkik edilecek olursa; Oylat’daki binaların, otel ve motellerin, granit, mermer ve traverten blokların oluşturduğu yamaç molozlu bir terasın üzerinde konuşlandığı görülecektir. Kaplıca suyunu taşıyan fay, güneykuzey yönünde akan Alaçam Deresi’ni enine olarak batıdoğu yönünde kesmektedir. Oylat, çevresinin doğal güzelliği nedeniyle, diğer ova kaplıcalarından farklı klimatolojik özellikleriyle ayrıcalıklı bir tercih nedeni olmaktadır.

Kaplıcanın kaynaklarını, asıl ve kaçak kaynaklar olmak üzere ikiye ayırmak gerekir. Asıl kaynak suları, özellikle yaz aylarında ortaya çıkar. Bunlardan ‘Sızı Suyu’ adı verilen kaynak, kışın tamamen sel suları altında kalır. Kaplıcaya uzaklığı 2 kilometre olan sel yatağı üzerindeki köprünün sağ tarafında, debisi 3540 İt/sn. olan suya ise ‘Göz Suyu’ adı verilir. Bu suyun bileşiminde iyon az olmasına karşın radyoaktivite yüksektir. Oylat Kaplıcası’nm kaptajı ilkel bir şekilde yapılmış, bu yüzden su kaçakları meydana gelmiştir. Önceleri yalnızca Eski Kaplıca binasında kapte edilen termal su, Yeni Kap; Uca binasının yapılmasıyla daha verimli bir görünüm kazanmış ve debisi 300 İt/sn.ye yükselmiştir.

Oylat Kaplıcası’nm hamam suyu; kalsiyum sülfath, bikarbonatlı, oligometalik bir sudur. Temperatürü ortalama 41.5°C (Eski Kaplıca’da 42°C, Yeni Kaplıca Arslanlı havuzda 41.5°C ve genel havuzda 41°C pH değeri 7.26, radyoaktivitesi 10 emandır. Sızı Suyu; kalsiyum sülfath ve bikarbonatlı olup, temperatürü 39°C, pH değeri 7.18’dir. Göz Suyu ise; sülfath, hidrojenli, iyotlu ve demirli bir sudur. Temperatürü düşüktür (10°C). pH değeri 3.04, radyoaktivitesi 44 emandır.

Bu şifalı su, Bursa kaplıcalarının endikasyon özelliklerini taşır. Klimatolojik ve doğal güzelliği, şifalı suyla birleşince pek çok hastalığa iyi gelmektedir. Romatizmal hastalıklar, nevralji ve nevritler, ağrılı sinir hastalıkları, çocuk felci, kaplıcanın iyi geldiği başlıca hastalıklardır. Radyoaktif suların nörohormonal regülatör etkisi, hipertansiyon ve hipotansiyonların her ikisine de iyi gelir. Vücuttaki hücre faaliyetlerini kamçılayıcı, denkleştirici bir etkisi vardır. Ruhen ve bedenen yorgun kimseler, üç haftalık bir tedaviden sonra eski enerji ve zindeliklerine kavuşurlar. Ayrıca gut, egzema, nevrasteni ve sürmenaja, kısırlık ve kadın hastalıklarına, idrar yollan iltihaplarına karşı yararlıdır. Göz Suyu’nun göz hastalıklarına iyi geldiği yolunda çok önemli tıbbi kanıtlara ulaşılmıştır. İçme tedavisi ise; diüretik etki yaratır ve akut dönem dışında böbreklerdeki küçük taş ve kumlara karşı etkilidir. Şişmanların zayıflamasına da yardımcı olur.

Kaplıcada; kadın ve erkeklerin ayrı ayrı faydalandıkları, büyük ve derin iki adet tedavi havuzu ile altı adet özel banyo vardır. Ayrıca, Fizik Tedavi Ünitesi tarzında çalışan bir sağlık kabini bulunmaktadır. Her türlü sosyal tesisin bulunduğu kaplıca bölgesinde konaklama sorunu yaşanmamaktadır. Oylat Otel’in dışında kaplıca müşterilerine hizmet eden;

97 odada 210 yataklı Büyük Otel, 63 odada 210 yataklı Blok Motel ve 150 odada 250 yataklı Güven Otel ile 6 adet lüks villa vardır. Bu otellerin hepsi Oylat Kaplıcaları bünyesine dahil otellerdir. Kaplıca alanında ayrıca ufak tefek pansiyonlarla çadır kurmaya uygun bir kamp yeri bulunmaktadır. Otellerin dışında, Alaçam Deresi kenarında kaçak bir kaynaktan sızan suların kullanıldığı Orman Bakanlığı’na ait bir de misafirhane vardır.

Kategoriler