Serpin Termal Tesisleri

Kuş cennetiyle ünlü Manyas ilçesinde ilk akla gelen şifalı su kaynağı, modern olanakların sunulduğu Serpin Termal Tesisleri’dir. BandırmaBalıkesir yolunun 25’inci kilo: metresinde, Aksakal beldesinden ayrılan bir yol 20 kilometre sonra sizi tesislere ulaştırır.

Serpin Termal Tesisleri’nin, kas ve mide hastalıklarının yanı sıra kilo vermek isteyenler tarafından da tercih edilen suyu, 53°C’lik sıcaklığıyla diğer termal kaynaklardan ayrılır. Şeker hastalığı, mide, böbrek ve romatizmal hastalıklar, bel, boyun ve sırt rahatsızlıklarının tedavisinde çok etkin sonuçlar verir. Yüksek sıcaklığına karşın rahatlıkla girilebilen suları, kalp ve damar hastalıklarına tavsiye edilmektedir. En büyük özelliği ise; hiçbir katkı yapılmadan ve yapay yöntemler uygulanmadan kullanılabilen suyunun egzama, kapanmayan yaralar, sedef hastalığı, cilt kırışıklıkları, sivilceler gibi birçok elit hastalığını tedavi etmesi ve cildi yumuşatmasıdır. Diğer taraftan, tesisteki ayrı bir kaynaktan çıkan 32°C sıcaklıktaki bir su, içilebilen ender sular arasında yer alır. Kükürt oranı düşük, nitrit oranı ise sıfır olan bu su içildiğinde; mide, böbrek ve sindirim sisteminin daha rahat çalışmasını sağlamakta, şeker, kolesterol ve tansiyonu düzenlemektedir.

Tesisin farklı bölümlerinde kullanılmak üzere, yerine göre 7090°C’ye yükseltilen termal suların normal kaynak sıcaklığı 53°C’dir ve daha önce de söylediğimiz gibi, banyo tedavisi sırasında bu suya herhangi bir müdahalede bulunulmadan girilebilmektedir.

Serpin Termal Tesisleri’nde kilo vermeye yönelik pek çok uygulama vardır. Örneğin ‘Tanita Body Composition’ adlı cihaz yardımıyla metabolizma ölçümleri yapılarak vücuttaki kas, kemik, yağ ve su değerleri bulunmakta, bundan sonra termal suyun içilmesiyle metabolizmanın daha iyi çalışması sağlanmaktadır. Kaplıca suyuna girildiğinde, vücut gözenekleri açılmakta, terleme yoluyla da toksin ve zararlı maddeler dışarı atılmaktadır. Kaplıca suyunun metabolizmaya yaptığı olumlu etki sayesinde böbrekler daha rahat çalışmakta ve ayni zararlı maddeler bu kez idrar yoluyla dışarı atılmaktadır. ‘Termoter’ cihazıyla vücuda özel bir çamur sürmek ve bandajlamak yoluyla vücut ısısı arttırılmakta, bu şekilde yağlı noktaların inceltilmesiyle toksin ve yağların atılmasına yardımcı olunmaktadır. Sellülit ve lokal yağlanma tedavilerinde kullanılan özel cihazlar sayesinde, deniz yosununun kullanıldığı banyo kürleri sonunda birkaç beden incelme sağlanmaktadır. Pasif jimnastik parkurunda, estetik uzmanlarınca sel101 itli dokular takip edilmekte ve azaltılmasına çalışılmaktadır. Tüm bu işlemlerin yanı sıra, hareket, yürüyüş, yüzme ve aletli jimnastik etkinlikleri konukların istifadesine sunulurken, ziyaretçilere, kişiye özel diyet uygulamalarıyla da farklı bir anlayışla hizmet edilmektedir.

Serpin Termal Tesisleri; iki ve üç katlı suit apartlardan oluşmakta ve 15’er günlük devreler halinde, aylık ve mevsimlik devre mülk sistemiyle kiraya verilmektedir. Bu şekilde, insanların şifalı suyun nimetlerinden ömür boyu yararlanmalarının sağlandığını söylemek mümkündür.

Bolu Termal Otel

Bolu Termal Otel, Üç yıldızlı modern bir termal tesistir. Bizans döneminden kalma tarihi hamamlar üzerine kurulmuştur. Otelin alt katında bulunan on iki özel odalı kaplıca kısmından, belirli bir ücret karşılığında yararlanılabilmektedir. Otelde; dört adet tedavi havuzu ile iki büyük dinlenme odası bulunmakta ve müşterilerine 74 odada 145.yatak kapasitesiyle konaklama hizmeti sunulmaktadır.

Almira Hotel

Almira Hotel: Bursa’da, termal sulardan yararlanan oteller arasında beş yıldızlı Almira Hotel’i de saymak gerekir. 235 odada 500 yatak kapasitesiyle hizmet veren otelde, ayrıca 14 suit oda ile 1 kral dairesi de bulunmaktadır. Şifalı suyun yanı sıra, Türk hamamı, sauna, sağlık ünitesi ve diğer sosyal ve sportif olanaklar da mevcuttur.

Eski Kaplıca ve Kervansaray Termal Hotel

Eski Kaplıca ve Kervansaray Termal Hotel: Bursa’nın Çekirge semtinde, denizden 210 metre yükseklikteki bir alan üzerine kurulu, yörenin en eski tarihli kaplıcasıdır. Böyle olmakla birlikte, kaplıcanın geçmişi üzerinde araştırma yapanlar arasında ortak bir kanı oluşmamıştır.

Örneğin; Prof. Dr. Nüzhet Şakir Dirisu, ‘Hidroloji’ adlı eserinde; “Bazı yazarlar, Eski Kaplıca’nın Murat Hüdavendigâr zamanında yapıldığını iddia etmektedirler. Halbuki, soğukluk ile hamam kısmındaki sütün başlıkları Bizans eseridir. Bu başlıkların Hüdavendigâr tarafından başka yerlerden tedarik edilerek buraya konulduğu ileri sürülmekteyse de, bu kısımlar tamamen Bizans üslûbuna uygun olarak yapılmıştır. Kubbeler çok basıktır. Türk hamamlarının hiçbirinde böylesine geniş, fakat basık kubbe yoktur. Hamama Hüdavendigâr tarafından sonradan eklenen soyunma yerinin kubbeleri ise oldukça yüksektir. Bu nedenle, Eski Kaplıca’nın hamam kısmının Bizans yapısı olduğu, fakat harap bir halde ele geçen hamamın Hüdavendigâr tarafından tamir edildiği, soyunma yeri olarak da diğer iki kubbeyi ilave ettirmiş olduğu doğrudur” demektedir.

Dr. Rıza Reman ise, ‘Balneoloji’ isimli eserinde, Evliya Çelebi’nin ‘Seyahatnamesinde yazılı “Germâbe, yani kaplıcalardan biri, Gazi Hüdavendigâr Camii mahallesinde, Bursa’nın garbında bir kenarda olup, sultanı mumaileyh üzerine kagir kubbe ve rassas mugassiler bina eylemiştir. Buna Eski Kaplıca derler. Abı gayet sühunet üzeredir. Menbaında beyza vazolunsa tabheder. insana nâfi, cerep ve hakke emsali merazı defeder” sözlerini yorumlamayı tercih etmiştir. Dr. Rıza Reman; “Üçüncü Osmanlı padişahı Hüdavendigâr’ın hükümdarlığı döneminde (13591389) eski banyo ve saray enkazından istifade edilerek, esirler arasında bulunan Bizanslı mimar Hristodulos’un hazırladığı planlar mucibince Türk işçileri tarafından yapılmıştır. Bina, 1707 yılında tamir görmüş ve yıkılan camekân yeniden yapılmıştır. Bu yeni inşaatın tarihini gösteren kitabe de, arslan ağzının üstüne konulmuştur. Bu kitabede, ‘Ze tarihi germâbe bişnev cezzap, Hudaya bidih daima âbutâp’ ibaresi vardır ve hicri 1054, miladi 1707 yılını vermektedir” diyerek, bu yapının özbeöz Türk işi olduğunu iddia etmekte, eski Avrupalı gezginlerin de kaplıcayı bir Türk banyosu olarak tanımladıklarını söylemektedir.

Bursa Halkevi tarafından yayımlanan ‘Bursa Hamamları’ adlı eserde ise; Eski Kaplıca’ya yapılan ilâvelerin Hüdavendigâr tarafından yaptırılmış olduğu Bursa sicillerine dayanılarak açıklanmaktadır. Sanat Tarihi uzmanları da; harap bir Bizans kaplıcasının yerine, I. Murat (Hüdavendigâr) zamanında yaptırıldığını, çevrede bulunan Bizans yapılarından alınan sütunların, sütun başlıklarının ve diğer malzemelerin burada değerlendirildiğini ve mimarının Türk olduğunu söylemektedirler. II. Beyazıt’ın, 1511 yılında, tek kubbeyle kapatılan soğukluk bölümünü eklettiğini, 1612 yılında da, ilkin kurşunla kaplı olan çatısının kiremitle örtüldüğünü belirtmektedirler. Kaplıca; arka arkaya iki kubbe ve ikinci kubbenin güneyden ve batıdan yarım kubbelerle genişletildiği büyük bir giriş salonu halinde, camekân, soyunma yeri ‘Apoditarium’, buna bitişik ve duvarlara dayanan sekiz sütun üzerine bir. kubbe ile örtülü soğukluk ‘Tepidarium’ ve sıcak su havuzunun bulunduğu sıcaklık ‘Caldarium’dan ibarettir. Buradaki kubbe, kare bir alanın ortasında sütunların ve yuvarlak kemerlerin meydana getirdiği sekizgen üzerine oturmakta olup, köşeler eksedralarla doldurulmuştur. Bütün kubbelerin ortasında aydınlık feneri olup, soğukluk ve buna bitişik camekân kubbesi altında birer fıskiyeli havuz bulunmaktadır., Günlük 600 kişinin yararlanabildiği kaplıcanın büyük havuzuna sular bir arslan ağzından akar.

Eski Kaplıca, 1988 yılında, Kervansaray oteller zinciri tarafından satın alınmış ve tarihi özellikleri korunarak restore edildikten sonra, Türkiye’de eşi olmayan bir termal sağlık tesisi haline dönüştürülmüştür. Çekirge Vakıfbahçe kaynaklarından beslenen suyu, kalsiyum ve sodyum bikarbonattı, oligometalik bir sudur. Temperatürü 45°C, radyoaktivitesi 25.7 eman, pH değeri 7.4’tür.

Banyo tedavisi; romatizma, nevralji, nevrit, polinevrit, romatoid artrit, siyatik, artroz, yorgunluk ve nekahat halleri, gut, kaynamayan kemik kırıkları, egzema ve astım gibi bazı allerjik hastalıklar ile kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.

Kervansaray Termal’de, uzman doktorların yönetiminde, hastaların kür öncesi ve sonrası gereken tüm tahlilleri, en gelişmiş cihazlarla donatılmış bir biyokimya laboratuvarında yapılabilmekte, her türlü görüntülü film çekilebilmektedir. Kaplıca tedavisi sırasında, fizik tedavi ünitesinden yararlanmak isteyenlere de, uzman fizyoterapistler yardımcı olmaktadır. Sağlık kompleksinde ayrıca bir Hidroterapi merkezi de bulunmaktadır.

Kervansaray Termal Hotel ise; 211 odada 435 yatak kapasitesiyle hizmet vermektedir. Ayrıca 13 suit odası da vardır. Beş yıldızlı konaklama hizmetlerinin dışında şifalı termal suyun özelliklerinden yararlanılarak verilen sağlık hizmeti, otelin en büyük özelliğini oluşturmaktadır. Otelde, tedavi ünitelerine ek olarak; termal sulu açık ve kapalı yüzme havuzları, jimnastik salonu, sauna, Türk hamamı, solaryum ve diğer sosyal ve sportif aktivite olanakları mevcuttur.

Çelik Palas Oteli

Çelik Palas Oteli: Bursa’nın simgesi olmuş bu tarihi otel, Atatürk’ün emriyle, 1930’lu yılların başında İtalyan mimar Guilio Mongeri ile Hüsnü Tümer’in ortak çalışmalarıyla yapılmaya başlanmış ve 1935 yılında bitirilmiştir. Altıparmaktan Çekirge’ye uzanan cadde üzerinde, Atatürk Köşküme bitişik yeşillikler içerisinde, Bursa Ovası’na hâkim bir konumdadır. Seçkin konukları ağırlamak amacıyla yapılan bu otel, 36’lık oda kapasitesini 1958 yılında yeni bir binanın eklenmesiyle arttırmıştır. 2000 yılında tekrar başlatılan restorasyon çalışmaları sonucu, eskinin küçük Çelik Palas’ı bugünün görkemli haline kavuşmuştur. Beş yıldızlı otelde, bugün 173 odada 359 yatak kapasitesiyle hizmet verilmekte, ayrıca 10 normal, 3’de köşe suit oda bulunmaktadır.

Otelin suyu, 3 kilometrelik bir boruyla Çekirge’deki termal su dağıtım merkezinden gelmektedir. Tüm odalarda kullanılan termal suyun sıcaklığı; kaynakta 47°C, termal havuz ve Türk hamamında ise 42°C civarındadır. Havuz ve hamamdan günde 400 kişi yararlanabilmektedir. Vakıfbahçe kaynağından gelen ve romatizma, siyatik, kemik kırıkları, egzema, astım ve daha pek çok hastalığı iyileştiren bu şifalı su, otelin tüm banyolarını besleyebilecek durumdadır. 10.5 metre1 çapındaki büyük havuz, tarihi Türk hamamlarının tüm özelliklerini yansıtmaktadır. Otelde, tedavi banyolarının dışında tıbbi masajlar, sualtı masajı, elektro ve fizikal tedavi uygulamalarının da yapıldığı modern bir sağlık ünitesi de bulunmaktadır.

Huzur Termal Otel

Huzur Termal Otel: İki yıldızlıdır. 22 odada 75 yatak kapasitesiyle hizmet vermektedir. Ayrıca, 2 suit ve 1 kral odası bulunmaktadır.

Atlas Oteli

Atlas Oteli: İki yıldızlı, daha küçük kapasiteli termal bir oteldir. 19 odada 42 yatak kapasitesi mevcuttur.

Akdoğan Hotel

Akdoğan Hotel: Üç yıldızlı Akdoğan Hotel, 102 odada 209 yatak kapasitesiyle hizmet vermektedir.

Dilmen Oteli

Dilmen Oteli: Çekirge’nin bu dört yıldızlı oteli de, 98 odada 202 yatak ve 4 süitle hizmet vermektedir.

Anatolia Hotel

Anatolia Hotel: Dört yıldızlı termal bir oteldir. 93 odada 186 yatakla hizmet vermektedir. Ayrıca 6 suit odası vardır.

Kategoriler